Özgün Emre YaylacıKLİNİK PSİKOLOGEN
Ana içeriğe atla

Klinik Psikolog Özgün Emre Yaylacı

Sosyal Kaygı Nedir ve Psikoterapide Nasıl Ele Alınır?

Sosyal kaygı, kişinin başkalarının önünde değerlendirilme, yargılanma ya da utanç duyma korkusuyla yoğun rahatsızlık yaşadığı ve bu nedenle sosyal ortamlardan kaçınabildiği bir kaygı biçimidir. NHS bunu “sosyal durumlara yönelik uzun süreli ve bunaltıcı bir korku” olarak tanımlar ve “utangaçlıktan fazlası” olduğunu vurgular.

Sosyal kaygı nedir?

Sosyal kaygı; kişinin başkalarıyla etkileşim kurduğu ya da onların önünde bir şey yaptığı durumlarda olumsuz değerlendirileceğine ilişkin yoğun bir korku yaşamasıdır. Herkes zaman zaman sosyal ortamlarda çekingenlik ya da heyecan yaşayabilir. Sosyal kaygıda ise bu korku yoğun, süreğen ve kişinin iş, eğitim ya da ilişkilerini sınırlayacak düzeydedir.

Aynı durum “sosyal fobi” ve “sosyal anksiyete bozukluğu” adlarıyla da anılır; bu yazıda “sosyal kaygı” ifadesi kullanılmaktadır. Kaygının diğer biçimleri hakkında geniş bilgi için Kaygı, Stres ve Duygu Düzenleme Güçlükleri yazısına bakılabilir.

Sosyal kaygının belirtileri nelerdir?

NHS, NIMH ve Türkiye Psikiyatri Derneği belirtileri genellikle üç grupta anlatır:

  • Düşünsel ve duygusal belirtiler: sosyal durumlardan önce, sırasında ve sonrasında aşırı endişe; eleştirilme, izlenme ve yargılanma korkusu; olası en kötü sonuçları beklemek; “saçma bir şey söyleyeceğim” ya da “herkes beni fark edecek” gibi düşünceler; kendi performansını gözden geçirip kusur aramak.
  • Bedensel belirtiler: yüz kızarması, terleme, titreme, sesin titremesi, çarpıntı, mide bulantısı, zihnin boşalması hissi.
  • Davranışsal belirtiler: sosyal etkinliklerden ya da göz temasından kaçınmak, kaçınılamayan durumlara yoğun kaygıyla katlanmak.

Bu liste bir değerlendirme aracı değildir; her belirtinin her kişide görülmesi gerekmez. NHS, belirtiler arasında birkaç dakika süren panik ataklarını da anar; bu konuda Panik Atak Nedir? yazısına bakılabilir.

Sosyal kaygı hangi durumlarda yaşanabilir?

NHS ve NIMH’ye göre yeni insanlarla tanışma, sohbet başlatma, telefonla konuşma, iş görüşmesi, alışveriş, başkalarıyla yemek yeme ya da başkaları izlerken bir şey yapma gibi pek çok durumda yaşanabilir. Bazı kişilerde kaygı yalnızca performans gerektiren durumlarda, örneğin topluluk önünde konuşurken ortaya çıkar (NIMH). Türkiye Psikiyatri Derneği, korkuların birçok sosyal durumu kapsadığı “yaygın tip” ile yalnızca belirli durumlarla sınırlı kalan tipi ayırır.

Sosyal kaygı ile utangaçlık arasındaki fark nedir?

Utangaçlık bir kişilik özelliği olabilir ve kişiyi her zaman sınırlamak zorunda değildir. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA), sosyal kaygının “basitçe utangaçlık olmadığını” ve sosyal becerilerin eksikliğiyle aynı şey olmadığını belirtir; Türkiye Psikiyatri Derneği’ne göre çekingenlik yaygındır ve çoğu hastalık sayılmaz. Aşağıdaki tablo ayrımı genel hatlarıyla özetlemektedir.

ÖlçütUtangaçlık / çekingenlikSosyal kaygı
Genel nitelikYaygındır; çoğu hastalık sayılmazSosyal durumlara yönelik uzun süreli ve bunaltıcı korku
Korkunun düzeyiBir kişilik özelliği olabilir; kişiyi her zaman sınırlamazDurumla orantısız ve yoğundur; APA’ya göre en az altı ay sürer
KaçınmaKaçınma ve büyük sıkıntı eşlik etmeyebilirDurumdan kaçınma ya da yoğun kaygıyla katlanma görülür
Günlük yaşama etkisiBelirgin bir sınırlama yaratmayabilirEğitim, iş, ilişkiler ve özgüven etkilenebilir

Sosyal kaygı ne zaman başlar ve ne kadar yaygındır?

APA ortanca başlangıç yaşını 13 olarak bildirir; NHS ergenlik dönemine, NIMH çocukluk ve ergenliğe, Türkiye Psikiyatri Derneği ise 10–17 yaş aralığına işaret eder. NIMH, sosyal kaygının kadınlarda erkeklere göre daha sık görüldüğünü belirtir.

Yaygınlık tahminleri çalışmaya göre belirgin biçimde değişir: Türkiye Psikiyatri Derneği yaşam boyu oran için %2–13 aralığını verir, APA ise ABD’de erişkinlerde yaşam boyu oranı %12,1 olarak bildirir.

Sosyal kaygı nasıl ortaya çıkabilir ve günlük yaşamı nasıl etkileyebilir?

Kaynaklara göre tek bir neden bilinmemektedir; NIMH sosyal kaygının ailelerde görülebildiğini, bazı aile üyelerinde görülüp bazılarında görülmemesinin nedeninin ise tam olarak bilinmediğini belirtir. Kişi konuşma yapmak, tanımadığı insanlarla tanışmak ya da yemek yerken izlenmek gibi durumlardan kaçınmaya yönelebilir; kaçınma kısa vadede rahatlama sağlasa da kaygının uzun vadede sürmesine katkıda bulunabilir.

NHS’e göre sosyal kaygı günlük etkinlikleri, özgüveni, ilişkileri ve iş ya da okul yaşamını etkileyebilir; NHS ve NIMH depresyon ve diğer kaygı biçimlerinin ona eşlik edebildiğini belirtir. İlişkilerdeki zorlanmalar için Kişilerarası İlişkilerde Yaşanan Zorlanmalar yazısına bakılabilir.

Sosyal kaygı psikoterapide nasıl ele alınır?

Psikoterapide önce kaygının hangi durumlarda arttığı, kişinin bu durumlarda neler düşündüğü ve nasıl davrandığı birlikte anlaşılmaya çalışılır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımında olumsuz değerlendirilme beklentisine ilişkin düşünceler incelenir, kaçınma ve güvenlik davranışları ele alınır ve kişinin zorlandığı durumlara kademeli olarak yaklaşması üzerinde çalışılabilir.

NHS, BDT’yi olumsuz düşünce kalıplarını ve davranışları fark edip değiştirmeye yardımcı olan bir terapi olarak tanımlar. NIMH BDT’yi psikoterapide “altın standart” olarak niteler; maruz bırakmanın, kişinin kaçındığı korkularla aşamalı olarak yüzleşmesini içeren bir BDT yöntemi olduğunu belirtir.

Dinamik yaklaşımda ise utanç, onaylanma ihtiyacı ve ilişkilerde tekrar eden örüntüler gibi daha derindeki temalara yer verilir. Daha fazla bilgi için Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir? ve Dinamik Psikoterapi Nedir? yazılarına bakılabilir. İlaç konusu hekimin, özellikle psikiyatri hekiminin değerlendirmesine aittir.

Ne zaman psikolojik destek düşünülebilir?

Sosyal ortamlardan kaçınma kişinin eğitimini, iş yaşamını ya da ilişkilerini etkiliyorsa, kişi yalnızlık hissediyorsa veya kaygı nedeniyle önemli fırsatlardan vazgeçiyorsa psikolojik destek düşünülebilir. APA, korkunun durumla orantısız olmasını ve en az altı ay sürmesini ölçütler arasında anar; NHS ise özellikle yaşam üzerinde büyük etkisi varsa hekime başvurulmasını önerir. Bu bilgiler tanı yerine geçmez. Daha geniş bilgi için Psikolojik destek ne zaman düşünülebilir? yazısına bakılabilir.

Kişinin kendine zarar verme düşünceleri varsa ya da yakın bir tehlike söz konusuysa 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ulaşılması veya en yakın acil servise başvurulması önerilir; mümkünse kişinin yalnız kalmaması ve yaşadıklarını güvendiği birine söylemesi önemlidir. Bu yazı acil destek yerine geçmez.

Sosyal kaygı hakkında sık görülen yanlış anlamalar

  • “Sosyal kaygı yalnızca topluluk önünde konuşurken yaşanır.” NHS ve NIMH, tanışma, telefonla konuşma, yemek yeme ya da alışveriş gibi birçok günlük durumu da sayar.
  • “Sosyal kaygı sosyal becerilerin eksikliğidir.” APA, sosyal kaygının sosyal becerilerin eksikliğiyle aynı şey olmadığını belirtir; odakta olumsuz değerlendirilme korkusu vardır.
  • “Kaçınmak, sosyal kaygıyla baş etmenin en güvenli yoludur.” Kaçınma kısa vadede rahatlama sağlasa da kaygının uzun vadede sürmesine katkıda bulunabilir.

Uzman notu

Sosyal kaygı, yalnızca “sosyal ortamda rahatsız olmak” olarak değil, kişinin kendisine ve başkalarının kendisini nasıl gördüğüne dair inançlarıyla birlikte düşünüldüğünde daha anlaşılır hâle gelebilir. Aynı sosyal durum iki kişide çok farklı düşünce ve duygular uyandırabilir; bu nedenle ele alınan konu yalnızca durumun kendisi değil, kişinin ona yüklediği anlamdır.

Bilişsel davranışçı ve dinamik psikoterapi kuramlarından yararlanan bir bakış açısında düşünce, duygu, davranış ve ilişki örüntüleri birlikte değerlendirilir; utanç ve onaylanma ihtiyacı gibi temalar da bu değerlendirmenin parçası olabilir. Bu yazıdaki bilgiler bir değerlendirmenin yerine geçmez.

Klinik Psikolog Özgün Emre Yaylacı

Sık sorulan sorular

Sosyal kaygı ile utangaçlık aynı şey midir?

Utangaçlık bir kişilik özelliği olabilir ve kişiyi her zaman sınırlamak zorunda değildir. Sosyal kaygıda ise korku yoğundur ve günlük yaşamı sınırlayabilir; NHS bunu “utangaçlıktan fazlası” olarak tanımlar.

Sosyal kaygı, sosyal fobi ve sosyal anksiyete aynı şey midir?

Bu adlar genellikle aynı durumu anlatır; NHS, “sosyal anksiyete bozukluğu”nun “sosyal fobi” olarak da adlandırıldığını belirtir. Bu yazıda “sosyal kaygı” ifadesi tercih edilmiştir.

Sosyal kaygı kendiliğinden geçer mi?

Süreç kişiden kişiye değişir. NHS, sosyal kaygının bazı kişilerde yaşla birlikte hafifleyebildiğini, ancak birçok kişide tedavi olmadan kendiliğinden geçmediğini belirtir; günlük yaşamı etkiliyorsa psikolojik destek düşünülebilir.

Sosyal kaygı psikoterapide ele alınabilir mi?

Sosyal kaygı yaşayan kişilerle psikoterapide çalışılabilir. Bir psikoterapi yaklaşımının uygunluğu kişinin ihtiyaçlarına, başvuru nedenine ve klinik değerlendirmeye göre belirlenir.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hazırlanırken aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır (çoğunlukla İngilizce; Türkçe olanlar belirtilmiştir):

Bu yazı Klinik Psikolog Özgün Emre Yaylacı tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: 23 Ekim 2026. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı, tedavi veya kişisel yönlendirme niteliği taşımaz.

İletişime geçin