Bağlanma stilleri, çocukların bakım verenleriyle kurduğu bağın niteliğine göre gözlenen farklı davranış örüntülerini ifade eder. Bu sınıflandırmanın temelini, Bowlby ile birlikte çalışmış olan psikolog Mary Ainsworth’un geliştirdiği “Yabancı Durum” (Strange Situation) gözlem yöntemi oluşturur.
Mary Ainsworth kimdir?
Mary Ainsworth (1913–1999), bağlanma kuramının gelişimine önemli katkıda bulunmuş Amerikalı-Kanadalı bir gelişim psikoloğudur. 1950’lerde Londra’da John Bowlby’nin ekibinde çalışmış, ardından Uganda’da anne-bebek ilişkilerini gözlemlemiştir. Daha sonra Baltimore’da yürüttüğü araştırmalarla kuramın deneysel temelini güçlendirmiştir. Kuramın genel çerçevesi için Bağlanma Kuramı Nedir? yazısına bakılabilir.
Yabancı Durum Deneyi nedir?
Yabancı Durum Deneyi, yaklaşık 12–20 aylık bebeklerin kısa süreli ayrılık ve yeniden bir araya gelme karşısındaki tepkilerini gözlemlemek için geliştirilmiş, laboratuvar ortamında uygulanan bir yöntemdir (Granqvist ve ark., 2017). Yaklaşık yirmi dakikalık süreçte bebek; bakım vereniyle, bakım veren ve yabancıyla, yalnızca yabancıyla ve bakım verenden ayrı kaldığı kısa bölümler yaşar. Araştırmacılar bebeğin oyuna ve çevreyi keşfetmeye yönelimini, ayrılıkta gösterdiği sıkıntıyı ve özellikle bakım veren geri döndüğünde sergilediği davranışları değerlendirir.
Ainsworth’a göre bağlanma stilleri nelerdir?
- Güvenli bağlanma: Bebek, bakım veren yanındayken çevreyi rahatça keşfeder; ayrılıkta sıkıntı gösterebilir, bakım veren döndüğünde kolayca yaklaşır, rahatlar ve yeniden oyuna dönebilir.
- Güvensiz-kaçıngan bağlanma: Bebek ayrılıkta belirgin bir sıkıntı göstermeyebilir; bakım veren döndüğünde ondan uzak durabilir ya da ilgisini ona yöneltmeyebilir.
- Güvensiz-kararsız (ambivalan) bağlanma: Bebek ayrılıkta yoğun sıkıntı gösterir; bakım veren döndüğünde hem yakınlık arar hem de öfke ya da direnç gösterebilir, rahatlaması zor olabilir.
- Düzensiz (dağınık) bağlanma: Ainsworth’un özgün sınıflandırmasında yer almayan bu örüntü, sonradan Main ve Solomon tarafından eklenmiştir; tutarsız, çelişkili ya da kafası karışık görünen davranışlarla tanımlanır.
Üç temel örüntü Ainsworth ve arkadaşlarının (1978) çalışmasına dayanır. Birçok araştırmada çocukların çoğunluğunun güvenli bağlanma örüntüsü gösterdiği bildirilmiştir; ancak bu oranlar kültüre ve örnekleme göre değişebilir.
Bağlanma stillerinin adları kaynaklara göre neden değişir?
Bağlanma stilleri için kullanılan adlar ve kategori sayısı, hangi yaşa ve hangi sınıflamaya bakıldığına göre değişir. Aşağıdaki tablo bu farkları özetler.
| Yaklaşım | Kime uygulanır? | Kullanılan adlar |
|---|---|---|
| Ainsworth ve ark. (1978); Main ve Solomon | Bebekler | Güvenli; güvensiz-kaçıngan; güvensiz-kararsız (ambivalan, dirençli); düzensiz (dağınık) |
| Hazan ve Shaver (1987) | Yetişkinler (romantik ilişkiler) | Güvenli; kaçıngan; kaygılı-kararsız |
| Bartholomew ve Horowitz (1991) | Genç yetişkinler | Benlik ve başkaları imgesine (olumlu/olumsuz) göre dört örüntü; sıklıkla güvenli, saplantılı, kayıtsız ve korkulu olarak adlandırılır |
| Boyutsal yaklaşım (Fraley ve ark., 2015) | Yetişkinler | Kaygı ve kaçınma boyutları |
Bu nedenle “kaçıngan” ya da “kayıtsız”, “kaygılı” ya da “saplantılı” gibi adlar birbirine yakın ama birebir aynı olmayan örüntüleri anlatabilir; farklı kaynaklardaki adlandırmaları doğrudan eşlemek yanıltıcı olabilir. Yetişkin bağlanmasında iki örneklemde bireysel farklılıklar kategorik modelden çok boyutsal modele uymuştur (Fraley ve ark., 2015).
Bağlanma stilleri neye bağlı olarak şekillenir?
Ainsworth’un çalışmaları, bakım verenin bebeğin sinyallerine duyarlı ve tutarlı biçimde yanıt vermesinin (bakım veren duyarlılığı) bağlanma örüntüleriyle ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bağlanma yalnızca bakım verenin davranışlarıyla açıklanamaz; çocuğun mizacı, aile koşulları, kültürel bağlam ve yaşanan olaylar da rol oynayabilir.
Bağlanma stili zamanla değişebilir mi?
Hem süreklilik hem değişim görülür. 20 yıl süren bir izlem çalışmasında (50 katılımcı) bebeklikteki güvenli/güvensiz sınıflaması katılımcıların yaklaşık %72’sinde yetişkinlikte de aynı kalmış; olumsuz yaşam olayları bildirilenlerde değişim daha sık görülmüştür (Waters ve ark., 2000). Bir derlemeye göre bağlanma çocukluk ve ergenlikte yetişkinlikten daha değişkendir ve erken bakım ile yetişkin bağlanma stili arasındaki bağ zayıf ve tutarsızdır (Fraley ve Roisman, 2019).
Bağlanma stilleri yetişkinlikte nasıl ele alınır?
Yetişkinlerdeki bağlanma örüntüleri kişiye yapıştırılan sabit etiketler değildir; farklı ilişkilerde ve zaman içinde değişebilir. Kişinin ilişki örüntülerini anlamaya yönelik çalışmalar psikoterapide ele alınabilir; ayrıntılı bilgi için Kişilerarası İlişkilerde Yaşanan Zorlanmalar Nelerdir ve Psikoterapide Nasıl Ele Alınır? ve Dinamik Psikoterapi Nedir? yazılarına bakılabilir.
Bağlanma stilleri hakkında sık görülen yanlış anlamalar ve sınırlar nelerdir?
- “Bağlanma stili bir tanıdır; güvensiz bağlanma bir ruhsal bozukluktur.” Hayır. Sınıflamalar gözlem ve araştırmada kullanılır; güvensiz bağlanma tek başına genellikle bir ruhsal bozukluk olarak ele alınmaz. Özellikle dağınık bağlanmanın bireysel düzeyde doğrulanmış bir klinik tanı olmadığı ve “bağlanma bozukluğu”ndan ayrı bir kavram olduğu belirtilir (Granqvist ve ark., 2017).
- “Herkesin tek ve sabit bir bağlanma stili vardır.” Hayır. Bebeklerdeki örüntüler ilişkiye özgü olabilir (Granqvist ve ark., 2017); yetişkin bağlanması kategorilerden çok kaygı ve kaçınma boyutlarıyla modellenmiştir ve zaman içinde değişebilir.
- “Çevrim içi testler bağlanma stilini kesin olarak gösterir.” Hayır. Çevrim içi test sonuçları klinik değerlendirmenin yerine geçmez ve kalıcı bir etiket olarak yorumlanmamalıdır; destek düşünülüyorsa Psikolojik destek ne zaman düşünülebilir? yazısına bakılabilir.
Uzman notu
Bağlanma stillerine ilişkin popüler anlatımlar, kişiyi tek bir kategoriye yerleştirme eğilimi taşıyabilir. Oysa bu örüntüler, kişinin yaşam öyküsü, güncel ilişkileri ve düşünce–davranış döngüleri içinde anlam kazanan eğilimlerdir. Bilişsel davranışçı ve dinamik psikoterapi kuramlarından yararlanan bir bakış açısında, ilişkilerde yinelenen örüntüler hem geçmiş deneyimlerle hem de bugün sürdürülen düşünce ve davranışlarla birlikte ele alınır.
Bir etiket bulmaktan çok, ilişkilerde yinelenen örüntüleri merakla incelemek genellikle daha açıklayıcı olabilir. Bu yazıdaki bilgiler, bireysel bir değerlendirmenin yerine geçmez.
Klinik Psikolog Özgün Emre Yaylacı
Sık sorulan sorular
Yabancı Durum Deneyi kaç yaşındaki çocuklarla yapılır?
Yöntem yaklaşık 12–20 aylık bebeklerle uygulanır (Granqvist ve ark., 2017).
Güvensiz bağlanma bir ruhsal bozukluk ya da tanı mıdır?
Hayır. Güvensiz bağlanma örüntüleri bir tanı değil, ilişkilerde gözlenen davranış örüntüleridir; tek başına genellikle ruhsal bozukluk olarak ele alınmaz. Tanı, kapsamlı bir klinik değerlendirme gerektirir.
Bağlanma stili değişebilir mi?
Bağlanma örüntüleri bir ölçüde süreklilik gösterebilir; ancak sabit değildir. Bir izlem çalışmasında sınıflama 20 yıl sonra yaklaşık %72 oranında aynı kalmış, olumsuz yaşam olayları değişimle ilişkili bulunmuştur (Waters ve ark., 2000).
Herkesin tek bir bağlanma stili mi vardır?
Her zaman değil. Yetişkin bağlanmasının kategoriler yerine kaygı ve kaçınma boyutlarıyla daha iyi modellendiği bildirilmiştir (Fraley ve ark., 2015); bebeklerdeki örüntüler ise ilişkiye özgü olabilir (Granqvist ve ark., 2017).
Bağlanma kuramını kim geliştirmiştir?
Kuramın temelleri John Bowlby tarafından atılmıştır; Mary Ainsworth’un çalışmaları kuramı deneysel olarak zenginleştirmiştir.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hazırlanırken aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır (İngilizce):
- Ainsworth, Blehar, Waters ve Wall (1978): Patterns of Attachment: A Psychological Study of the Strange Situation. Erlbaum (Psychology Press, 2015 baskısı)
- Granqvist ve ark. (2017): Disorganized attachment in infancy: A review of the phenomenon and its implications for clinicians and policy-makers. Attachment & Human Development, 19(6), 534–558
- Hazan ve Shaver (1987): Romantic love conceptualized as an attachment process. Journal of Personality and Social Psychology, 52(3), 511–524
- Bartholomew ve Horowitz (1991): Attachment styles among young adults: A test of a four-category model. Journal of Personality and Social Psychology, 61(2), 226–244
- Fraley ve ark. (2015): Are adult attachment styles categorical or dimensional? Journal of Personality and Social Psychology, 109(2), 354–368
- Waters ve ark. (2000): Attachment security in infancy and early adulthood: A twenty-year longitudinal study. Child Development, 71(3), 684–689
- Fraley ve Roisman (2019): The development of adult attachment styles: Four lessons. Current Opinion in Psychology, 25, 26–30
Bu yazı Klinik Psikolog Özgün Emre Yaylacı tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: 23 Ekim 2026. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı, tedavi veya kişisel yönlendirme niteliği taşımaz.