Duygu düzenleme (duygu regülasyonu olarak da anılır), kişinin hangi duyguları ne zaman yaşadığını ve bu duyguları nasıl deneyimleyip ifade ettiğini etkilemeye yönelik süreçlerin bütünüdür.
Duygu düzenleme nedir?
Gross (1998), duygu düzenlemeyi bireylerin hangi duyguları, ne zaman yaşadıklarını ve bu duyguları nasıl deneyimleyip ifade ettiklerini etkileme süreçleri olarak tanımlamıştır. Duygu düzenleme duyguları ortadan kaldırmak anlamına gelmez; duyguların şiddetini, süresini ve ifade biçimini etkileyen otomatik ya da bilinçli süreçleri kapsar. Bağlanma kuramı da erken ilişkilerin duygu düzenlemeye etkisini ele alır; ayrıntılar için Bağlanma Kuramı Nedir? yazısına bakılabilir.
Gross’un süreç modelinde hangi stratejiler yer alır?
Gross’un modeline göre duygu düzenleme stratejileri, duygunun ortaya çıkış sürecinin farklı aşamalarında devreye girer; model, düzenlemenin beş noktada yapılabileceğini ileri sürer (Gross, 1998):
- Durum seçimi: Belirli duyguları uyandırması beklenen durumlara yaklaşmak ya da onlardan uzak durmak
- Durumu değiştirme: Durumun duygusal etkisini değiştirecek biçimde düzenleme yapmak
- Dikkati yönlendirme: Dikkati duygu uyandıran öğelerden başka yöne çekmek ya da bu öğeler üzerinde yoğunlaşmak
- Bilişsel değiştirme (yeniden değerlendirme): Durumun anlamını farklı yorumlayarak duygusal etkisini değiştirmek
- Tepkiyi düzenleme: Duygunun ifadesini ya da bedensel ve davranışsal tepkilerini etkilemek (örneğin ifadeyi bastırmak)
Yeniden değerlendirme ve bastırma arasındaki fark nedir?
Gross (2002), iki stratejinin duygunun ortaya çıkış sürecindeki zamanlamasının farklı olduğunu belirtir: Yeniden değerlendirme (durumu farklı yorumlama) erken, bastırma (duygusal ifadeyi engelleme) ise daha geç devreye girer. Derlemeye göre yeniden değerlendirmenin hem duygu yaşantısını hem dışa vurumu azalttığı ve belleği etkilemediği; bastırmanın ise dışa vurumu azalttığı, ancak duygu yaşantısını azaltmadığı, belleği bozabildiği ve fizyolojik uyarılmayı artırabildiği bildirilmiştir.
Gross ve John (2003) beş çalışmada, yeniden değerlendirmeyi alışkanlık olarak daha sık kullananların daha fazla olumlu ve daha az olumsuz duygu yaşayıp ifade ettiğini, ifadeyi sık bastıranların ise daha az olumlu duygu yaşayıp ifade ettiğini ve daha fazla olumsuz duygu yaşadığını bildirmiştir. Yeniden değerlendirme daha iyi kişilerarası işlevsellik ve iyi oluşla, bastırma ise bunların daha düşük olmasıyla ilişkili bulunmuştur.
Bu bulgular ilişkiseldir ve hiçbir strateji tek başına “her zaman iyi” ya da “her zaman kötü” sayılmamalıdır. 114 çalışmayı kapsayan bir meta-analizde ruhsal belirtilerle ilişki yeniden değerlendirme ve kabul için küçük–orta, kaçınma ve bastırma için orta–büyük, ruminasyon için büyük düzeyde bulunmuş; ilişkilerin örneklemin klinik olup olmamasına göre değiştiği de belirtilmiştir (Aldao ve ark., 2010).
Duygu düzenleme güçlükleri nasıl ortaya çıkabilir?
Gratz ve Roemer (2004), duygu düzenleme güçlüklerini Duygu Düzenleme Güçlükleri Ölçeği’nde altı boyutta ele almıştır:
- Duyguların farkında olmama
- Duyguları anlamada güçlük
- Duygusal tepkileri kabul etmeme
- Olumsuz duygular yaşarken hedef odaklı davranmakta güçlük
- Dürtü kontrolünde güçlük
- Etkili duygu düzenleme stratejilerine erişimde sınırlılık
Sheppes ve arkadaşlarının (2015) genişletilmiş süreç modeline göre güçlükler; düzenleme ihtiyacını fark etme, strateji seçme, uygulama ve izleme noktalarından birinde ortaya çıkabilir; duygusal sorunlar ise her zaman duygu düzenleme güçlüğünden kaynaklanmaz. Bu güçlükler tek başına bir tanı değildir; kaygı, stres ve depresif belirtiler gibi farklı sorunlarla birlikte görülebilir. Bu konuda daha geniş bilgi için Kaygı, Stres ve Duygu Düzenleme Güçlükleri Nelerdir ve Psikoterapide Nasıl Ele Alınır? yazısına bakılabilir.
Duygu düzenleme hakkında sık görülen yanlış anlamalar ve sınırlar nelerdir?
- “Duygu düzenleme, duyguları bastırmak ya da kontrol altına almaktır.” Hayır. Duygu düzenleme duyguları ortadan kaldırmak anlamına gelmez; bastırma, süreçte geç devreye giren stratejilerden yalnızca biridir (Gross, 2002).
- “Yeniden değerlendirme her durumda daha iyi bir stratejidir.” Hayır. Yeniden değerlendirme günlük yaşamda daha olumlu duygu ve iyi oluşla ilişkili bulunmuştur (Gross ve John, 2003); ancak ruhsal belirtilerle ilişkisi küçük–orta düzeydedir ve bulgular ilişkiseldir (Aldao ve ark., 2010).
- “Duygu düzenleme güçlüğü bir tanıdır ve her duygusal sorunun nedenidir.” Hayır. Bu güçlükler tek başına bir tanı değildir; duygusal sorunlar her zaman düzenleme güçlüğünden kaynaklanmaz (Sheppes ve ark., 2015).
Psikoterapide duygu düzenleme nasıl ele alınır?
Farklı psikoterapi yaklaşımları duygu düzenlemeyi farklı biçimlerde ele alır. Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımında düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağlantılar incelenir; yeniden değerlendirme ve davranışsal stratejiler üzerinde çalışılabilir. Dinamik yaklaşımda ise duyguların kişinin ilişki örüntüleri ve geçmiş deneyimleri içindeki anlamı üzerinde durulabilir. Daha fazla bilgi için Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir? ve Dinamik Psikoterapi Nedir? yazılarına bakılabilir.
Uzman notu
Duygu düzenleme günlük dilde çoğu zaman “duyguları kontrol altında tutmak” olarak anlaşılır. Oysa kavram, duyguyu ortadan kaldırmayı değil; duyguyla kurulan ilişkinin biçimini ve duygunun davranışa etkisini ele alır.
Bilişsel davranışçı ve dinamik psikoterapi kuramlarından yararlanan bir bakış açısında, duyguları düzenleme biçimleri hem güncel düşünce ve davranış döngüleri hem de ilişki örüntüleri ve yaşam öyküsü içinde birlikte değerlendirilebilir. Bu yazıdaki bilgiler, bireysel bir değerlendirmenin yerine geçmez.
Klinik Psikolog Özgün Emre Yaylacı
Sık sorulan sorular
Duygu düzenleme duyguları kontrol etmek midir?
Hayır. Duygu düzenleme duyguları ortadan kaldırmak değil; duygularla ilişkiyi ve duyguların davranışa etkisini düzenlemektir.
Duygu bastırmak her zaman zararlı mıdır?
Stratejilerin etkisi çalışmalara göre değişir ve hiçbir strateji tek başına “her zaman iyi” ya da “her zaman kötü” sayılmamalıdır. Ancak araştırmalar, ifadeyi alışkanlık olarak sık bastırmanın daha az olumlu duygu ve daha zayıf kişilerarası işlevsellikle ilişkili olabildiğini bildirmektedir (Gross ve John, 2003).
Yeniden değerlendirme her zaman daha mı iyidir?
Yeniden değerlendirme, alışkanlık olarak kullanıldığında daha olumlu duygu ve iyi oluşla ilişkili bulunmuştur (Gross ve John, 2003); ancak bir meta-analizde ruhsal belirtilerle ilişkisi küçük–orta düzeyde kalmıştır (Aldao ve ark., 2010). Bulgular ilişkiseldir.
Duygu düzenleme güçlüğü bir tanı mıdır?
Hayır. Duygu düzenleme güçlükleri tek başına bir tanı değildir; duygusal sorunlar her zaman düzenleme güçlüğünden kaynaklanmaz. Güçlük varsa ihtiyacı fark etme, strateji seçme, uygulama ve izleme noktalarından birinde ortaya çıkabilir (Sheppes ve ark., 2015).
Duygu düzenleme becerileri psikoterapide ele alınabilir mi?
Evet, duygu düzenleme becerileri psikoterapide ele alınabilir. Bir psikoterapi yaklaşımının uygunluğu kişinin ihtiyaçlarına, başvuru nedenine ve klinik değerlendirmeye göre belirlenir.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hazırlanırken aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır (İngilizce):
- Gross (1998): The emerging field of emotion regulation: An integrative review. Review of General Psychology, 2(3), 271–299
- Gross (2002): Emotion regulation: Affective, cognitive, and social consequences. Psychophysiology, 39(3), 281–291
- Gross ve John (2003): Individual differences in two emotion regulation processes: Implications for affect, relationships, and well-being. Journal of Personality and Social Psychology, 85(2), 348–362
- Aldao ve ark. (2010): Emotion-regulation strategies across psychopathology: A meta-analytic review. Clinical Psychology Review, 30(2), 217–237
- Sheppes ve ark. (2015): Emotion regulation and psychopathology. Annual Review of Clinical Psychology, 11, 379–405
- Gratz ve Roemer (2004): Multidimensional assessment of emotion regulation and dysregulation: Development, factor structure, and initial validation of the Difficulties in Emotion Regulation Scale. Journal of Psychopathology and Behavioral Assessment, 26(1), 41–54
Bu yazı Klinik Psikolog Özgün Emre Yaylacı tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: 23 Ekim 2026. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı, tedavi veya kişisel yönlendirme niteliği taşımaz.